Main
Tanıtım Ürünlerimiz Temsilcilikler Bize ulaşın Öneriler Evimiz
Tanıtım
Ürünlerimiz
Temsilcilikler
Bize ulaşın
Öneriler
Evimiz

 


ÖNERİLER

Boyaların özellikleri

Boya seçiminde ürünün fiziksel, mekanik ve teknolojik özelliklerine dikkat edilmesi ve seçimin bunlar göz önünde tutularak yapılması çok önemlidir, çünkü bu etmenler boyanın kolay sürülmesini, çabuk kurumasını ve bunlara bağlı olarak boyanmış yüzeylerin güzel ve sağlıklı görünmesini sağlar. Boyaların özelliklerini aşağdaki başlıklarda sıralayabiliriz.

  • Örtücülüğü;
  • Yoğunluğu;
  • Viskozitesi;
  • Akıcılığı;
  • Kuruma süresi;
  • Sarfiyatı.

    Örtücülük. Belirli boya sarfiyatıyla kontrastlı yüzeyleri iyi bir şekilde kapatmak. Bazı boylarla, kontrastlı yüzeyleri tek bir sürmeyle kapatmak mümkündür. Ancak bu tür boyaların en büyük özelliği, sarfiyatın az olmasının yanısıra fiyatın yüksek oluşudur. Bunun tersi da mümkündür. Örneğin siyah beyaz bir yüzeyi boyayarak kapatmak için, 4-5 kat boya sürmek gerekebilir. Bu tür boyaların örtücülük özelliği bulunmuyor veya çok kötüdür demektir. Kaliteli boyaların genellikle iki kat sürülmesi gerektiği yönünde yaygın bir kanaat hakimdir.

    Yoğunluğunun yanısıra boyanın kapatıcılık özelliğinin yüksek olması, kalitenin göstericisidir. Boya ne kadar az yoğunlukta olur ve aynı zamanda yüzeyi güzel bir şekilde kapatırsa, böyle bir maddeyle çalışmak oldukça kolay ve zevkli oluyor. (Özellikle de bu, ruloyla byük alanların boyanmasında belli ediyor kendini. Belirli bir süre sonra, boya sürülen rulonun ağırlığı muhakkak boyacının çalışmalarını etkilemye başlayacaktır. Bu yüzden boya ne kadar hafif olursa, çalışmak bir o kadar rahat ve kolay olur).

    Viskozite mekanik baskı yapıldığı zaman boyanın içerisindeki akıcılığı çoğaltan unsurdur. Çalışma sırasında bu kendini şu şekilde belli eder: Kaliteli boya ruloyla sürüldüğü zaman, akmaz ve yere damlamaz. Yüzeyde düz bir tabaka oluşturur ve rulonun hareket ettirilmesiyle boya güzelce yayılır ve sürülür. Kalitesi ne olursa olsun, su bazlı akrilik boyaların kuruma süresi hemen hemen aynıdır. Kuruma süresini etkileyen faktörler yüzeyin ve ortamın ısısı ve rutubet oranıdır. Örneğin havanın ve yüzeyin sıcaklığı 20 C ve havanın rutubet oranı 65% olursa, kuruma süresi ikinci bir uygulamaya kadar yaklaşık 4-6 saat olacaktır. Yukarıda da değinildiği gibi, boya sarfiyatı boyanın kapatıcılık özelliğine bağlıdır. Su bazlı boyalarda bu oran genellikle 150-220 ml-m2dir.

    Uygulama sırasındaki başlıca aşamalar ve yöntem

    Güzel dış görünüm ve yüzeye sürülen boyanın uzun ömürlülüğü 60% yüzeyin hazırlanmasına, 10-15% boyayı doğru kullanmaya, 25-30% boyanın kalitesine bağlıdır. Yüzeyin hazırlanması
    Örtücülüğün yüksek ve boyanın uzun ömürlü olması açısından boya sürülmeden önce yüzeyin doğru şekilde hazırlanması çok önemlidir. Temizleme işleme yüzeydeki kirin, pasın, yağın ve eski boya kalıntılarının yok edilmesiyle mümkün olur. Yüzeyin mekanik ve kimyasal olmakla iki şekilde temizlenebilir.
    Mekanik temizleme usullerine; aletler yardımıyla temizlik (fırça, zımpara), toprak, kum-su karışımı ve saçmalarla temizleme aittir. Bu usullere başvurarak pürüzsüz ve düz bir yüzey elde etmek mümkündür. Böylece vernik ve boyanın rahat bir şekilde sürülmesi sağlanmış olur.
    Kimyasal temizleme usullerine ise, (oluşan kirlerin çeşidine bağlı olarak) öncelikle sıvı kimyasal temizlik maddeleriyle veya aktif çözültüçü maddelerle yapılan temizlikler aittir.
    Vernik-boya uygulanmadan önce, yüzeye bir şekilde mutlaka müdahale etmek zorundayız. Bunun için önce yüzeyi dikkatle incelemek gerekiyor. Eğer eski boya yoğun bir kat olarak yüzeyde çok sağlam bir şekilde duruyorsa, onu uygun temizlik maddeleriyle ılık suyla yıkamak ve kurutmak yeterlidir. Eğer yüzeydeki eski vernik-boya sağlam durmuyorsa, o zaman onu kazıyarak tamamen temizlemek gerekiyor.
    Astarlama
    Yüzey hazırlandıktan sonra öncelikli mesele astarın sürülmesidir. Bu boyamaya geçilmeden önce yapılan en önemli hazırlıktır. Sürülen ilk astar kat, daha sonra yapılacak olan bütün uygulamalar için bir anlamda temel oluşturmaktadır. Astar kat, boya-vernik uygulaması yapılacak olan yüzeylerle, boya ve yüzey arasında çok kuvvetli bir bağ oluşturmaktadır. Astar aynı zamanda yüzeyin koruyuculuğu fonksiyonunu da üstlenmektedir. Astar fırçayla uygulanabileceği gibi, pistole veya diğer usullerle de sürülebilir. Astar katı çok ince olmalıdır.
    Macunlama
    Macun yüzeyin düz olması için önemlidir. Çok ince bir tabaka olarak sürmek gerekiyor. Yoğun olarak uygulanacağı taktirde daha sonra çatlayabilir ve sonuçta yüzeyi ve üzerine sürülen boyayı olumsuz etkiler. Macun sürülen yüzeyin iyice kurumasını beklemek gerekir. Macun en fazla üç kat olarak uygulanır ve kalınlığı 3mm'i geçmez.
    Zımparlama
    Macun kuruduktan sonra yüzeyde çıkıntılar ve pürüzler bulunur. Bunların kaldırılması için zımparalama işlemi yapılır. Zımparalama sırasında yüzey mat görünüm almaktadır. Boya katları arasındaki yapışmayı kolaylaştırır. Zımparalama işlemi için perdahlayıcı, aşındırıcı kağıt veya bez kullanmak gerekiyor.
    Boyama
    Emülsiyon, boya, vernikler, fırça, rule ve pistole ve s ile yüzeye uygulanmaktadır.

    Aletler ve ekipmanlar

    1.Malalar bunlar macun katlarının yüzeylere sürülmesi ve düzeltilmesinde kullanılan aletlerdir.
    Malalar ahşap, metal, kauçuk ve plastik olabiliyor.

    2.Fırçalar vernik ve boyaların yüzeye uygulanması için kullanılan aletlerdir.Çeşit çeşit olan fırçalar, aşağıdaki çalışmalarda kullanılır:Astarların sürülmesinde, duvarların, tavan ve döşemelerin iki elle boyanmasında kullanılan fırçalar.
    Yüzeylerin iki elle yıkanması-temizlenmesi, astarlanması, beyazlatılması ve boyanması için kullanılan fırçalar.
    Tek elle astarlama ve boyama işlemlerinde kullanılan fırçalar.
    Kaloriferlerin ve duvarın kaloriferin arkasında kalan kısmının boyanmasında kullanılan fırçalar.
    Kalıp, klişe fırçaları. Bu fırçalarda kısa ve sert teller bulunur.
    İnce çizgilerin çizilmesinde kullanılan fırçalar.
    Kullanılmamış, yeni fırçalar tellerin şişmesi ve boyama sırasında kopmaması için ılık sabunlu suda yaklaşık olarak bir saat bekletilir. Dasha sonra yıkanır ve kurutulur.

    3.Rulolar Düz yüzeylerin boyanmasında kullanılır.

    Dış cephe boyaları

    Dış yüzeylerin boyanması için en uygun mevsim ilkbaharın ilk günleri veya sonbahardır. Bu mevsimlerde kuru ve ılık havalarda çalışamlar yapılmalı, çok sıcak ve hava ısısının değişken olmamasına dikkat edilmelidir. Sabah çiğine göre, sabahın erken saatlerinde boyama işlemi yapılmaması önerilir. Yaz aylarında ise günün ikinci yarısında, öğleden sonra boyama yapmak en uygunudur. Bu saatlerde güneş fazla ısıtmadığı için, boyanan yüzeyin ısı derecesi boyama işlemi için uygun olmaktadır. Dış cephelerin boyanması için üretilen bütün vernik ve boyalar koruyucu-dekoratif kategorisine girerler. Bu tür maddeler sadece dış yüzeylere güzellik vermekle kalmayıp aynı zamanda onları çevrenin zararlı, yıkıcı ve aşındırıcı etkilerinden koruma fonksiyonu da taşırlar. Başlıca aşındırıcı ve zarar verici etkenler şunlardır:

  • Değişen hava şartları
  • Yüksek rütubet.
  • Güneş ışınları (ultraviole ışınlar).
  • Rüzgar
  • Biyolojik etkiler (yosun, mantar ve s.)
  • Çevrenin sanayi atıklarından kirlkenmesi ve ekolojik dengenin bozulması.
  • Binanın boyanan yüzeyinin boya/vernikle olan fiziksel veya kimyasal çatışkısı.

    En büyük yıkıcsı ve tahrip edici etmenler - atmosferin kirlenmesi, güneş ışınları ve yüksek rütubetle gibi unsurlar. Değişen hava koşulları.
    Boya uzun ömürlü olabilmesi ve güzelliğini uzun süre koruması için, boya ve boyanan yüzey birbirleriyle uyum içerisinde olmalılar. Mineral yüzeylerin ısının düşmesiyle rütubeti içine çekme ve ısının yükselmesiyle ise tam tersi, ısıyı buhar şeklinde dışarı itme özelliği bulunuyor. Bu yüzden bu tür yüzeyler için kullanılan dış cephe boyaları, suyu ve buharı geçirmeyen yapıya sahip olmalılar, zira buhar boyayı kopararak yüzeye zarar verir. Dış cephe duvarına nefes almayı engelleyen boyalar sürüldüğünde, boyayla yüzey arasında rütubet birikir ve zamanla yüzeyin mineral temeli tahrip olur.
    Zayıf nefes alan boyalarla boyanmış eski kerpiç binalar, macunun altında yıpranmaya ve tahrip olmaya başlar.
    Beton yüzeyler için ise bütün su bazlı boyalar uygun olmayabilir. Uygunsuzluk durumunda, alkali yüzeye çıkar ve yüzeyin üst katı alkalisiz kalarak, kazıkların paslanması ve aynı zamanda yüzeyin renginin erken solması gerçekleşir.
    Ahşap yüzeyler için ise en önemlisi boyanın elastik ve suya dayanıklı olmasıdır.
    Metal boyalarında aranan özellik ise yüzeye suyu sızdırmaması, uzun süre elastikliyini koruması ve paslanmayı önlemesidir.

     

     

  •